Klostrofobi Psikolojik midir? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Derin Bir Yolculuk Kısa cevap: Evet, klostrofobi temelde psikolojik bir durumdur; ancak kökeni, ifadesi ve etkileri bireysel deneyimden kültürel arka plana kadar geniş bir yelpazede şekillenir. Korkularımızın nereden geldiğini ve bizi nasıl şekillendirdiğini hiç düşündünüz mü? Ben, farklı kültürlerin ve toplumların aynı olaya nasıl farklı anlamlar yüklediğini gözlemlemeyi seven biri olarak, “Klostrofobi psikolojik midir?” sorusuna sadece evet veya hayır demenin konuyu daraltacağını düşünüyorum. Bu yazıda sizi, dar alan korkusunun kökenlerini hem insan zihninin derinliklerinde hem de dünyanın dört bir yanında birlikte keşfetmeye davet ediyorum. Temel Tanım: Klostrofobi Nedir ve Neden Psikolojiktir? Klostrofobi, kişinin…
8 YorumEtiket: bir
Der Yayınları Kimin? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzende Bir Yayıncının Rolü Giriş: Bir Siyaset Bilimcinin Merceğinden Toplumsal düzenin dinamikleri, iktidarın kimin elinde olduğu kadar, o iktidarın nasıl yeniden üretildiğiyle de ilgilidir. Bu yeniden üretimin en etkili araçlarından biri hiç şüphesiz yayıncılıktır. Çünkü her kitap, her yayınevi, bir fikirler dünyasını taşır; bir ideolojik konumlanmayı temsil eder. Peki, Der Yayınları kimin? Bu sorunun cevabı yalnızca mülkiyet ilişkilerini değil, aynı zamanda bilgi, iktidar ve kimlik üretiminin doğasını da ortaya koyar. Yayıncılık ve İktidarın Görünmez Eli Bir yayınevi yalnızca kitap basmaz; aynı zamanda hangi fikirlerin dolaşıma gireceğini, hangilerinin susturulacağını belirler. Michel Foucault’nun “bilgi iktidardır”…
8 YorumUyku Bandı Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? Güç, Konfor ve Toplumsal Körlüğün İncelikleri Bir siyaset bilimci olarak gündelik hayatın basit seçimlerinde bile iktidar ilişkilerini görmemek mümkün değildir. “Uyku bandı alırken nelere dikkat edilmeli?” gibi sıradan bir soru bile, derinlemesine incelendiğinde bireyin sistemle olan ilişkisini, rızanın nasıl üretildiğini ve konforun nasıl bir siyasal araç haline geldiğini gösterir. Çünkü uyku, yalnızca biyolojik bir ihtiyaç değil; aynı zamanda politik bir metafordur. Ve uyku bandı, bu metaforun en sessiz ama en anlamlı nesnesidir: Görmemeyi seçmenin, sessizliği onaylamanın simgesidir. Uyku Bandı: Görmemeyi Seçmenin Konforu Uyku bandı, temel olarak ışığı engelleyip huzurlu bir uyku sağlamayı amaçlar. Ancak…
4 YorumKriptodepresyon Ne Demek? Edebiyatın Gizli Melankolisi Üzerine Edebiyat, kelimelerin görünmeyen yaralarını açığa çıkarma sanatıdır. Her cümlenin ardında, her karakterin sessizliğinde bir tür kriptodepresyon gizlidir — görünmez ama hissedilir, suskun ama yankılanır. Bir edebiyatçının dünyasında kelimeler yalnızca anlatmaz, aynı zamanda saklar. Çünkü bazen anlatıların asıl gücü, söylemediklerinde yatar. İşte kriptodepresyon, tam da bu saklı alanda var olur: duyguların toprağın altına gömüldüğü, ama her satırda bir sızı gibi yüzeye çıkan içsel bir kırılma biçimi. Kriptodepresyonun Kökeni: Saklı Acının Estetiği “Kripto” kelimesi, gizli, saklı anlamını taşır; “depresyon” ise çökmüşlük, ruhsal sıkışma halini… Kriptodepresyon, bu iki kavramın kesiştiği yerde doğar. Duyguların dile gelemediği, bastırıldığı…
4 YorumKelimenin Büyüsüyle Başlamak: “Gönül Bağı”nın Edebî Serüveni Bir edebiyatçı için her kelime bir dünyadır; harflerin sessizliğinde saklı duygular, anlamın ötesine uzanır. “Gönül bağı” da bu dünyalardan biridir — bir kelime grubu değil, duyguların birbirine sessizce dokunduğu bir köprü. Bulmacalarda “gönül bağı nedir?” sorusunun cevabı belki sevgi, aşk ya da ilişki olabilir. Ama edebiyatın dilinde “gönül bağı” bundan çok daha fazlasıdır: kelimelerin kurduğu bir yakınlık, anlatıların ördüğü bir duygudaşlık, karakterlerin kaderlerinde birbirine bağlanan görünmez ipliktir. Bu yazıda “gönül bağı”nı bir bulmaca cevabından çıkarıp, edebiyatın kalbine yerleştireceğiz — karakterlerin, temaların ve anlatı biçimlerinin içinden geçerek, insan ruhunun derin bağlarını anlamaya çalışacağız. —…
2 YorumGelgit Olayı ve Kültürel Anlamlar: Antropolojik Bir Bakış Farklı kültürlerin derinliklerine inmek, insanları sadece biyolojik varlıklar olarak değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel birer bütün olarak anlamamıza yardımcı olur. Antropologlar, insanların çevreleriyle etkileşimde bulunma biçimlerinin, ritüeller, semboller ve topluluk yapıları üzerinden nasıl şekillendiğini merak ederler. Bu etkileşimler, doğanın güçleriyle—özellikle suyun hareketi gibi doğal olaylarla—olan ilişkilerde kendini gösterir. Gelgit olayı, tam da bu noktada hem fiziksel hem de kültürel bir kesişim noktası oluşturur. Peki, gelgit olayı ne zaman olur ve bu olay kültürel bağlamda nasıl yorumlanır? İşte bunun antropolojik bir bakışı… Gelgit Olayı Nedir? Gelgit, okyanusların veya denizlerin su seviyelerindeki düzenli…
8 YorumHasut Ne Demek? Anlatıyorum, Ama Sadece Ciddiye Almayın! Hadi biraz dürüst olalım, “hasut” kelimesini duyduğumuzda birçoğumuzun aklına hemen o eski “kötü” insanlar gelir. Ama durun, çok acele etmeyin! Aslında hasut olmak, her zaman kötü bir şey değil; hatta bazı durumlarda biraz eğlenceli olabilir. Peki, ne demek bu “hasut”? Gelin, biraz mizahi bir bakış açısıyla, “hasut” kelimesini çözelim! Şimdi, erkekler genelde her soruya bir çözüm önerisi ile yaklaşır, değil mi? Hani, “Evet, senin için hemen bir çözüm bulurum!” havasıyla cevap veren tipler vardır. Hasutluk konusuna geldiklerinde de durum farklı değil. Erkekler, “Hasut? Tabii ya, bu konuda hemen bir strateji geliştirebiliriz!” der…
4 YorumHacim Miktar Nedir? Bir Aile Hikâyesiyle Anlatıyorum Bazen anlamadığımız şeyler, hayatımızın en derin köşelerinde saklı kalır. Bugün size anlatacağım hikâye, basit gibi görünen bir soruyu ve bunun ne kadar derin etkiler yaratabileceğini keşfetmemizi sağlayacak. Hikâye, bir ailenin dört duvar arasında birbirinden farklı bakış açılarıyla yaşadığı bir anı üzerinden, hacim miktarının ne olduğunu anlatacak. Giriş: Bir Soru ve İki Farklı Bakış Açısı Hayat, her zaman beklendiği gibi gitmez. Gündelik sorunlar, büyük meseleler gibi göründüğü anlar vardır. 28 yaşındaki Burak, uzun bir günün sonunda evine geldiğinde, eski bir dergi masasında bir not buldu. Annesi Elif, ona yazmıştı: “Burak, hacim miktarını hesaplarken, dikkat…
8 YorumGayleli Ne Demek? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyat, dilin gücünü kullanarak insan ruhunun derinliklerine ulaşmayı amaçlayan bir sanattır. Kelimeler, sadece iletişim aracı olmakla kalmaz, aynı zamanda dünyayı yeniden şekillendiren araçlardır. Bir kelime, duyguların, imgelerin ve anlamların birleşiminden oluşan bir potansiyel taşır. Gayleli kelimesi de bu anlamda derin bir edebi iz bırakır; çünkü yalnızca bir anlamı değil, aynı zamanda bir atmosferi ve karakteri de içinde barındırır. Peki, gayleli ne demek? Bu yazıda, gayleli kelimesinin edebi bağlamda taşıdığı anlamı, dilin ve anlatıların dönüştürücü gücü çerçevesinde inceleyeceğiz. Gayleli Kelimesinin Temel Anlamı ve Edebiyatla İlişkisi Türkçede sıkça karşılaşılan bir kelime olmasa da, gayleli, daha…
8 Yorum